Yalanın İnandırıcılığı
İnsanın kendi söylediği yalana inanması tuhaftır. Ama sadece ilk bakışta tuhaftır. Derinlikli bir bakış hayatımızın çoğunu kendi söylediğimiz yalanları kendimize ve başkalarına inandırmakla geçirdiğimizi gösterecektir. Bunu yapmadığımız zamanlardaki uğraşılarımız o kadar önemsizdir ki vaktimizi neye harcadığımız sorulduğunda aklımıza bile gelmez.
Yalanın İnandırıcılığı
İnsanın kendi söylediği yalana inanması tuhaftır. Ama sadece ilk bakışta tuhaftır. Derinlikli bir bakış hayatımızın çoğunu kendi söylediğimiz yalanları kendimize ve başkalarına inandırmakla geçirdiğimizi gösterecektir. Bunu yapmadığımız zamanlardaki uğraşılarımız o kadar önemsizdir ki vaktimizi neye harcadığımız sorulduğunda aklımıza bile gelmez.
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 4: Toplumsal Örgütlenme ya da Çirkinliğin Sınıfsal Mimarisi – I
Yasal ama Sakıncalı Örgüt Örgüt kavramı ile terör kavramının eş anlamlı hale gelmesi 12 Eylül faşizminin, toplumun neredeyse bütün kesimleri tarafından benimsenmiş ve içe sindirilmiş “kazanımları” arasındadır. En iyi bilinen örneği, çocuğunu okula, hele de üniversiteye gönderen orta sınıf anne-babanın
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 4: Toplumsal Örgütlenme ya da Çirkinliğin Sınıfsal Mimarisi – I
Yasal ama Sakıncalı Örgüt Örgüt kavramı ile terör kavramının eş anlamlı hale gelmesi 12 Eylül faşizminin, toplumun neredeyse bütün kesimleri tarafından benimsenmiş ve içe sindirilmiş “kazanımları” arasındadır. En iyi bilinen örneği, çocuğunu okula, hele de üniversiteye gönderen orta sınıf anne-babanın
Çepel
bir gün başladığın yere dönersin ya da dönmeden ölürsün çıktığında hava kapalıdır güneş balçıkla sıvanmıştır elinde bir avuç yumruk son çiviyi kitabına çakarsın bıraktığın iz sevgilinin katilidir rüyaların uykundan kaçmıştır cebinde bir tarih atlası her surette aslını ararsın ezberinin hepsi
Çepel
bir gün başladığın yere dönersin ya da dönmeden ölürsün çıktığında hava kapalıdır güneş balçıkla sıvanmıştır elinde bir avuç yumruk son çiviyi kitabına çakarsın bıraktığın iz sevgilinin katilidir rüyaların uykundan kaçmıştır cebinde bir tarih atlası her surette aslını ararsın ezberinin hepsi
Kerteriz
Erkut Arcak için… İnsan en iyi arkadaşını kaybettiğinde aynı zamanda en büyük rakibini de kaybeder. Bu hoş bir düşünüş değildir. Fakat hoş olmayan düşünüşün hoş olmayan hakikati gölgelemesine izin vermemelidir. İnsanın kaybettiği ne kadar yakınsa kaybın açtığı boşluk da o
Kerteriz
Erkut Arcak için… İnsan en iyi arkadaşını kaybettiğinde aynı zamanda en büyük rakibini de kaybeder. Bu hoş bir düşünüş değildir. Fakat hoş olmayan düşünüşün hoş olmayan hakikati gölgelemesine izin vermemelidir. İnsanın kaybettiği ne kadar yakınsa kaybın açtığı boşluk da o
Sersem
bilirsin aksak ayakla yankılanan şehrin elinin hünerinden geçindiğini niyetin baştan bozuk çamura yatma düştükçe bir çapuldan başka bir çapuluna sokakların sersemliğinden uykusuzluğun bilirsin yüksek gerilimle çarpışan akılların gözünün ferinden beslendiğini meraklısın yamulmaya numara yapma estikçe bir vurgundan başka bir vurgununa
Sersem
bilirsin aksak ayakla yankılanan şehrin elinin hünerinden geçindiğini niyetin baştan bozuk çamura yatma düştükçe bir çapuldan başka bir çapuluna sokakların sersemliğinden uykusuzluğun bilirsin yüksek gerilimle çarpışan akılların gözünün ferinden beslendiğini meraklısın yamulmaya numara yapma estikçe bir vurgundan başka bir vurgununa
Yeni Yıla Girmeyen Ülke
Türkiye yeni yıla girmeyecek. Biraz sonra bir kadın, müstakbel/mevcut/sabık eşi sevgilisi dostu nişanlısı belalısı takıntısı askıntısı sarkıntısı kardeşi abisi ablası babası amcası yeğeni kuzeni annesi dayısı kayınvalidesi tarafından sokak ortasında güpegündüz alnının ortasından vurularak, geceyarısı tenhada kıstırılıp bıçaklanarak, balkondan pencereden
Yeni Yıla Girmeyen Ülke
Türkiye yeni yıla girmeyecek. Biraz sonra bir kadın, müstakbel/mevcut/sabık eşi sevgilisi dostu nişanlısı belalısı takıntısı askıntısı sarkıntısı kardeşi abisi ablası babası amcası yeğeni kuzeni annesi dayısı kayınvalidesi tarafından sokak ortasında güpegündüz alnının ortasından vurularak, geceyarısı tenhada kıstırılıp bıçaklanarak, balkondan pencereden
Sevdalılar | Die Liebenden
Bak şu kocaman yaydaki turnalara Yanlarına katılmış da bulutlar Süzülüyorlar başından beri birlikte Bir yaşamdan başka bir yaşama. Aynı hizada ve aynı telaşla Biri varken diğeri de hep yanında. Bak nasıl da paylaşıyor turnalarla bulutlar Hızla katettikleri güzelim gökyüzünü Hiçbiri
Sevdalılar | Die Liebenden
Bak şu kocaman yaydaki turnalara Yanlarına katılmış da bulutlar Süzülüyorlar başından beri birlikte Bir yaşamdan başka bir yaşama. Aynı hizada ve aynı telaşla Biri varken diğeri de hep yanında. Bak nasıl da paylaşıyor turnalarla bulutlar Hızla katettikleri güzelim gökyüzünü Hiçbiri
Cehennem’de bir Mevsim | Une Saison en Enfer
Cehennem’de bir Mevsim Bir zamanlar, anılarım beni yanıltmıyorsa, hayatım bir şölendi, bütün gönüllerin açılıp bütün şarapların saçıldığı. Bir gece, kucağımdaydı Güzellik. – Sonra yavan geldi bana. – Ben de sövüp kovdum başımdan. Zırh kuşandım Adalet’e karşı. Bastım gittim. Ey cadılar, ey sefalet,
Cehennem’de bir Mevsim | Une Saison en Enfer
Cehennem’de bir Mevsim Bir zamanlar, anılarım beni yanıltmıyorsa, hayatım bir şölendi, bütün gönüllerin açılıp bütün şarapların saçıldığı. Bir gece, kucağımdaydı Güzellik. – Sonra yavan geldi bana. – Ben de sövüp kovdum başımdan. Zırh kuşandım Adalet’e karşı. Bastım gittim. Ey cadılar, ey sefalet,
Vincent Malloy
Tim Burton’un İlk Filmi: Vincent Malloy http://www.youtube.com/watch?v=1hAsW7aMBFM Vincent Malloy, siyah beyaz bir animasyon. Tim Burton ile Rick Heinrichs’in birlikte yaptıkları 1982 tarihli bu film aynı zamanda Tim Burton’un ilk filmi. Filmin senaryosunu da Tim Burton’un manzum bir öyküsü oluşturuyor. 6 dakika 25 saniyelik bu kısa film bizi, Vincent
Vincent Malloy
Tim Burton’un İlk Filmi: Vincent Malloy http://www.youtube.com/watch?v=1hAsW7aMBFM Vincent Malloy, siyah beyaz bir animasyon. Tim Burton ile Rick Heinrichs’in birlikte yaptıkları 1982 tarihli bu film aynı zamanda Tim Burton’un ilk filmi. Filmin senaryosunu da Tim Burton’un manzum bir öyküsü oluşturuyor. 6 dakika 25 saniyelik bu kısa film bizi, Vincent
ODTÜ Kapılarında Barbarları Beklerken
Tarih ve tabiat yağmacılığı ülkemizin en önde gelen ve en karlı iş koludur. Çoğu kez devlet eliyle gerçekleştirilir. Devlet, doğrudan dahil olmadığı hallerde, akıl durduracak arsızlıkta bazı özendirme yöntemleriyle şahısların bu yağmayı hız kesmeden sürdürmesine yardımcı olur. Yani halkımızın bu tür yağmaya özel bir
ODTÜ Kapılarında Barbarları Beklerken
Tarih ve tabiat yağmacılığı ülkemizin en önde gelen ve en karlı iş koludur. Çoğu kez devlet eliyle gerçekleştirilir. Devlet, doğrudan dahil olmadığı hallerde, akıl durduracak arsızlıkta bazı özendirme yöntemleriyle şahısların bu yağmayı hız kesmeden sürdürmesine yardımcı olur. Yani halkımızın bu tür yağmaya özel bir
Marjinal Çoğunluk
Notos dergisi Haziran-Temmuz 2011 sayısında Oğuz Atay dosyası yaptı. Uzun zamandır bir derginin tamamını okumamıştım. Dosya konusu Oğuz Atay olunca benim gibi Oğuz Atay düşkünleri için bu durum olağan sayılabilir. Ancak derginin kredisini yalnızca dosya başlığına endekslemek haksızlık olur. Notos’un hazırladığı bu dosyada yer alan yazılar tekrar
Marjinal Çoğunluk
Notos dergisi Haziran-Temmuz 2011 sayısında Oğuz Atay dosyası yaptı. Uzun zamandır bir derginin tamamını okumamıştım. Dosya konusu Oğuz Atay olunca benim gibi Oğuz Atay düşkünleri için bu durum olağan sayılabilir. Ancak derginin kredisini yalnızca dosya başlığına endekslemek haksızlık olur. Notos’un hazırladığı bu dosyada yer alan yazılar tekrar
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 4: Helalleşme Mukaddimesi
Yemin Başbakan hellalık verdi, helallık istedi. İstemek vacip ise vermek farzdır. Helal olsun. Gerçi Sayın Başbakan helallığı kendisi gibi kürsüden siyaset yapan ama pek hesaba almadığı rakiplerinden, yanyana gelince kendisi toraman diğerleri kofalak kalan oyun arkadaşlarından istedi amma beni de
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 4: Helalleşme Mukaddimesi
Yemin Başbakan hellalık verdi, helallık istedi. İstemek vacip ise vermek farzdır. Helal olsun. Gerçi Sayın Başbakan helallığı kendisi gibi kürsüden siyaset yapan ama pek hesaba almadığı rakiplerinden, yanyana gelince kendisi toraman diğerleri kofalak kalan oyun arkadaşlarından istedi amma beni de
Olric’in Yancısı
Uğur Murat Leloğlu’na… Tutunamayanlar hepimizi tek kurşunla kalbimizden ve alnımızın orta yerinden aynı anda vurmuştu. Olay sanki Türkiye’de değil kuantum diyarında cereyan ediyordu. Oğuz Atay’ın adının geçtiği yerde cümleye “Ben…” diye başlamak mümkün olmuyordu. Oralarda “Ben” birdenbire Selim’le Turgut’un yancılığına
Olric’in Yancısı
Uğur Murat Leloğlu’na… Tutunamayanlar hepimizi tek kurşunla kalbimizden ve alnımızın orta yerinden aynı anda vurmuştu. Olay sanki Türkiye’de değil kuantum diyarında cereyan ediyordu. Oğuz Atay’ın adının geçtiği yerde cümleye “Ben…” diye başlamak mümkün olmuyordu. Oralarda “Ben” birdenbire Selim’le Turgut’un yancılığına
Kabak Tadı
Ulan yine yiyeceksin karıdan zılgıtı. Bu saate kadar elin hırsızıyla uğursuzuyla uğraşmak senin neyine! İnsan gibi kısadan bitir işini, topla dosyanı, bas git evine. Alemin derdini sen bitireceksin çünkü. Bu çocuk da ne kadar bana benziyor yahu! Benden on yaş küçük
Kabak Tadı
Ulan yine yiyeceksin karıdan zılgıtı. Bu saate kadar elin hırsızıyla uğursuzuyla uğraşmak senin neyine! İnsan gibi kısadan bitir işini, topla dosyanı, bas git evine. Alemin derdini sen bitireceksin çünkü. Bu çocuk da ne kadar bana benziyor yahu! Benden on yaş küçük
Kolları Bağlı Ulysses ve Gözleri Bağlı Themis
James Joyce’un Ulysses’i yayınlatıp okuruna ulaştırma macerasının halkalarından biri, kitabın Amerika Birleşik Devletleri’ne ithal yasağının kaldırılmasıydı. Ulysses, o dönemde yürürlükte bulunan yasalara göre “müstehcen” olduğu iddiasıyla ABD’ne ithal edilemiyordu. Yasağı kaldırma mücadelesinin bir aşamasında dava dosyası Bölge Hâkimi Woolsey’in
Kolları Bağlı Ulysses ve Gözleri Bağlı Themis
James Joyce’un Ulysses’i yayınlatıp okuruna ulaştırma macerasının halkalarından biri, kitabın Amerika Birleşik Devletleri’ne ithal yasağının kaldırılmasıydı. Ulysses, o dönemde yürürlükte bulunan yasalara göre “müstehcen” olduğu iddiasıyla ABD’ne ithal edilemiyordu. Yasağı kaldırma mücadelesinin bir aşamasında dava dosyası Bölge Hâkimi Woolsey’in
Özgür Yurttaş Özgür Ülke
Özgür Yurttaşın Savaşı: civis romanus sum Marcus Porcius Cato (M.Ö. 234 – M.Ö. 149)[i] Kartaca ile Roma’nın birbirine üstünlük sağlamaya çalıştığı dönemde (M.Ö. 264 – M.Ö. 146) yaşadı. Roma’ya hizmetleriyle nam salmış ancak yine de “halk tabakasından” bir ailenin çocuğuydu.
Özgür Yurttaş Özgür Ülke
Özgür Yurttaşın Savaşı: civis romanus sum Marcus Porcius Cato (M.Ö. 234 – M.Ö. 149)[i] Kartaca ile Roma’nın birbirine üstünlük sağlamaya çalıştığı dönemde (M.Ö. 264 – M.Ö. 146) yaşadı. Roma’ya hizmetleriyle nam salmış ancak yine de “halk tabakasından” bir ailenin çocuğuydu.
Arılar Meseli / The Fable of the Bees
Bernard Mandeville ve Arılar Meseli veya Bir Manzumenin Türkçe Macerası Bernard Mandeville, bir siyasi ahlak kuramcısı. Makyavel kadar yaygın bir üne sahip olmamakla birlikte bazı siyaset bilimcilerin gözünde kıymeti ondan aşağı değil. Merkantilist çağdan kapitalist çağa geçiş evresinde (17. yüzyıl
Arılar Meseli / The Fable of the Bees
Bernard Mandeville ve Arılar Meseli veya Bir Manzumenin Türkçe Macerası Bernard Mandeville, bir siyasi ahlak kuramcısı. Makyavel kadar yaygın bir üne sahip olmamakla birlikte bazı siyaset bilimcilerin gözünde kıymeti ondan aşağı değil. Merkantilist çağdan kapitalist çağa geçiş evresinde (17. yüzyıl
Mecâz-ı Bîmihenk
Sâkî dök bâdeyi sağrından ki bâl-i kevser ola Tâ ki sök haddeyi bağrımdan ki lâl-i efser ola Riyâ-pîşeler eyleşsin mescîdde ağyâr ile Rûzigâr-ı dost câm-ı meyhaneden eser ola De nice vîrân âşiyan ü kâşane hatr-ı hâr ile Deme nâdân ki ol mâh-ı
Mecâz-ı Bîmihenk
Sâkî dök bâdeyi sağrından ki bâl-i kevser ola Tâ ki sök haddeyi bağrımdan ki lâl-i efser ola Riyâ-pîşeler eyleşsin mescîdde ağyâr ile Rûzigâr-ı dost câm-ı meyhaneden eser ola De nice vîrân âşiyan ü kâşane hatr-ı hâr ile Deme nâdân ki ol mâh-ı
Üniversitenin Protestocu Hırsızları
Medyada yer aldığı haliyle son zamanlarda sıklaşan öğrenci protestolarını nasıl anlamalı? Bu hareketlilik ülkemiz üniversite gençliğinin genelini, ortalamasını yansıtmakta mıdır? Yoksa başka bir şeyler olmakta ve biz ne olduğunu bir kez daha kaçırmakta mıyız? Hayat boyu öğrenme, zor zanaat. İki
Üniversitenin Protestocu Hırsızları
Medyada yer aldığı haliyle son zamanlarda sıklaşan öğrenci protestolarını nasıl anlamalı? Bu hareketlilik ülkemiz üniversite gençliğinin genelini, ortalamasını yansıtmakta mıdır? Yoksa başka bir şeyler olmakta ve biz ne olduğunu bir kez daha kaçırmakta mıyız? Hayat boyu öğrenme, zor zanaat. İki
Yalnız ve Geride: Üniversite Gençlik İhtiyaçları Araştırma Sonuçları
Üniversite Gençlik İhtiyaçları Araştırması’nın sonuçlarını Aralık 2009’da kamuoyuyla paylaşmıştık. http://www.tog.org.tr/abs/articlefiles/1610-TOG_GenclikArastirmasi.pdf Son günlerde yoğunlaşan öğrenci protestolarıyla ilgili haberler üzerine bu sonuçları kısaca hatırlatmanın yararlı olacağını düşündük. Bu araştırma 43 ildeki 59 üniversitede gerçekleştirildi. 1886 üniversiteli gence iki soru yönelttik. Daha doğrusu,
Yalnız ve Geride: Üniversite Gençlik İhtiyaçları Araştırma Sonuçları
Üniversite Gençlik İhtiyaçları Araştırması’nın sonuçlarını Aralık 2009’da kamuoyuyla paylaşmıştık. http://www.tog.org.tr/abs/articlefiles/1610-TOG_GenclikArastirmasi.pdf Son günlerde yoğunlaşan öğrenci protestolarıyla ilgili haberler üzerine bu sonuçları kısaca hatırlatmanın yararlı olacağını düşündük. Bu araştırma 43 ildeki 59 üniversitede gerçekleştirildi. 1886 üniversiteli gence iki soru yönelttik. Daha doğrusu,
Mahalle Baskısı: Şayia-Vakıa Sarmalı
“Mahalle Baskısı” aynı anda hem bir olguya hem de bir algıya karşılık gelen bir kavram. Bu nedenle gerçek ve söylentinin içiçe olduğu, söylentinin gerçeği, gerçeğin de söylentiyi ürettiği, yarattığı dinamik bir süreç. Ülkemizde mahalle baskısı örneği bulmak için hiçkimsenin yerinden kalkması
Mahalle Baskısı: Şayia-Vakıa Sarmalı
“Mahalle Baskısı” aynı anda hem bir olguya hem de bir algıya karşılık gelen bir kavram. Bu nedenle gerçek ve söylentinin içiçe olduğu, söylentinin gerçeği, gerçeğin de söylentiyi ürettiği, yarattığı dinamik bir süreç. Ülkemizde mahalle baskısı örneği bulmak için hiçkimsenin yerinden kalkması
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 3: Rüzgâra Seyirci Kalma, Nefes Ver!
Demokrat Takke Altında Ayrımcı Kel Cumhuriyetçiler silkindi. Ne zamandır tutulmuş nefesler öyle bir boşaldı ki esintisiz, bunaltıcı hava birdenbire bir “kendine gelme” rüzgârı olup esmeye başladı. Eğer bu nefes sadece bir “oh çekme” değilse fırtınaya dönüşmesini umabiliriz. Eğer içimizdeki daralma
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 3: Rüzgâra Seyirci Kalma, Nefes Ver!
Demokrat Takke Altında Ayrımcı Kel Cumhuriyetçiler silkindi. Ne zamandır tutulmuş nefesler öyle bir boşaldı ki esintisiz, bunaltıcı hava birdenbire bir “kendine gelme” rüzgârı olup esmeye başladı. Eğer bu nefes sadece bir “oh çekme” değilse fırtınaya dönüşmesini umabiliriz. Eğer içimizdeki daralma
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 3: Düşünce Ufukları
Düşünce hayatımızın kaynakları, benliklerimizin enginliğinin, derinliğinin ölçüsüdür. Ancak elimizde düşünce hayatımızın kaynaklarını belirlemeye yarar araçlar bulunmakta mıdır? Coğrafyamızın düşünce hayatını, okur-yazar olan kişiler bir yana uzman kişinin bile izleyip tartışabileceği kapsamda çalışmalar yapılmış mıdır? Herhangi bir düşüncenin sadece siyasi bir
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 3: Düşünce Ufukları
Düşünce hayatımızın kaynakları, benliklerimizin enginliğinin, derinliğinin ölçüsüdür. Ancak elimizde düşünce hayatımızın kaynaklarını belirlemeye yarar araçlar bulunmakta mıdır? Coğrafyamızın düşünce hayatını, okur-yazar olan kişiler bir yana uzman kişinin bile izleyip tartışabileceği kapsamda çalışmalar yapılmış mıdır? Herhangi bir düşüncenin sadece siyasi bir
Vilyam Şekspir’in 65. Sone’si
65. Sone Taştan, topraktan, hatta engin denizden hoyrat ki özü, Hepsine hükmünü geçirir kederli ölümün davası; Nasıl duyulacak bu bozgunda güzelliğin sözü, Bir çiçekten daha çelimsizken iddiası? Ah, nasıl karşı koyacak yazın tatlı soluğu, Kavgacı günlerin yıkıcı kuşatması verir mi
Vilyam Şekspir’in 65. Sone’si
65. Sone Taştan, topraktan, hatta engin denizden hoyrat ki özü, Hepsine hükmünü geçirir kederli ölümün davası; Nasıl duyulacak bu bozgunda güzelliğin sözü, Bir çiçekten daha çelimsizken iddiası? Ah, nasıl karşı koyacak yazın tatlı soluğu, Kavgacı günlerin yıkıcı kuşatması verir mi
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 2: Düşünme Zamanı
Eğitim-Ekonomi Makası Ülkemizin gelişme ihtiyacı içinde olduğunu gösteren şık sözlerden birisi -yarı istihza ile fakat sert vurguyla hemen her alanda sarfedilen- “Eğitim şart!” sözüdür. O kadar ki gelişmişlik-geri kalmışlık durumumuzla ilgili konuşmalarımızın içinde eğer matbaanın ülkemize üç yüzyıl geç gelmiş
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 2: Düşünme Zamanı
Eğitim-Ekonomi Makası Ülkemizin gelişme ihtiyacı içinde olduğunu gösteren şık sözlerden birisi -yarı istihza ile fakat sert vurguyla hemen her alanda sarfedilen- “Eğitim şart!” sözüdür. O kadar ki gelişmişlik-geri kalmışlık durumumuzla ilgili konuşmalarımızın içinde eğer matbaanın ülkemize üç yüzyıl geç gelmiş
Meçhul Öğrenci Anıtı
Ece Ayhan’ın Meçhul Öğrenci Anıtı adlı şiiriyle ilk karşılaştığımda büyükçe kısmı benim için işkence olmuş ilkokul yıllarımın yükü tuhaf bir şekilde hafiflemişti -anksiyeteden sürekli terli öğrenci önlüğünün sıkboğazı biraz gevşemiş, açılması yasak pencereler biraz aralanarak birkaç teneffüs temiz havaya izin
Meçhul Öğrenci Anıtı
Ece Ayhan’ın Meçhul Öğrenci Anıtı adlı şiiriyle ilk karşılaştığımda büyükçe kısmı benim için işkence olmuş ilkokul yıllarımın yükü tuhaf bir şekilde hafiflemişti -anksiyeteden sürekli terli öğrenci önlüğünün sıkboğazı biraz gevşemiş, açılması yasak pencereler biraz aralanarak birkaç teneffüs temiz havaya izin
ODTÜ Size İyi Yolculuklar Diler
Yazarın Notu: İşbu yazı, Üstad Kerem Kandemir’in “ODTÜ’den Kaçışım” başlıklı yazısına misilleme olarak kaleme alınmıştır. Dilerim ki Üstad bu yazıyı nazire etmeye layık bulur; böylece ben de burada açamadığım başka mevzuları işlerim. Ve dilerim adacıklarımız arasında köprü kurma çabamız bir anakara
ODTÜ Size İyi Yolculuklar Diler
Yazarın Notu: İşbu yazı, Üstad Kerem Kandemir’in “ODTÜ’den Kaçışım” başlıklı yazısına misilleme olarak kaleme alınmıştır. Dilerim ki Üstad bu yazıyı nazire etmeye layık bulur; böylece ben de burada açamadığım başka mevzuları işlerim. Ve dilerim adacıklarımız arasında köprü kurma çabamız bir anakara
Başkası(n)
İnsan, nihayet başkalarından dolaşarak yine kendine gelebilir, bu kendine geliş için onlarca kendinden geçiş bedeli ödemiş olmak kaydıyla. Sen başkasın. Sen sormadın, onlar da söylemediler. Lakin her zaman bir işgüzar, bir malumatfuruş, bir ukala, bir dangalak bulunur -sorulmamış soruların yanıtlarını
Başkası(n)
İnsan, nihayet başkalarından dolaşarak yine kendine gelebilir, bu kendine geliş için onlarca kendinden geçiş bedeli ödemiş olmak kaydıyla. Sen başkasın. Sen sormadın, onlar da söylemediler. Lakin her zaman bir işgüzar, bir malumatfuruş, bir ukala, bir dangalak bulunur -sorulmamış soruların yanıtlarını
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 1: Okuma-Yazma
Kaynak ‘Geri kalmışlık’ tarihimizle ilgili en ateşli tartışma temalarından biri matbaanın memleketimize üç yüz yıl gecikmeyle gelmiş olduğudur. Etrafında olup bitenlerle bir parça ilgili pek çok kişi – yüksek öğrenim görmüş ‘duyarlı’ insanlar dâhil – bu olguya atıfta bulunarak geri kalmışlığımızı eğitimsizliğimizle,
Arz’ın Merkezi’nde Seyahat – 1: Okuma-Yazma
Kaynak ‘Geri kalmışlık’ tarihimizle ilgili en ateşli tartışma temalarından biri matbaanın memleketimize üç yüz yıl gecikmeyle gelmiş olduğudur. Etrafında olup bitenlerle bir parça ilgili pek çok kişi – yüksek öğrenim görmüş ‘duyarlı’ insanlar dâhil – bu olguya atıfta bulunarak geri kalmışlığımızı eğitimsizliğimizle,
Çaylak Çakal
kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir -heveskâr ve yırtıcı- konup göçmek ister de bir sahradan ötekine bu, bir olmayıştan geldiğindir kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan hesaptan habersiz çakal aklındır -gönülçelen ve kıyıcı- başka bir seraba büyülenir de
Çaylak Çakal
kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir -heveskâr ve yırtıcı- konup göçmek ister de bir sahradan ötekine bu, bir olmayıştan geldiğindir kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan hesaptan habersiz çakal aklındır -gönülçelen ve kıyıcı- başka bir seraba büyülenir de
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 2: Muhalif Ol, Uzlaşma Yarat!
Ülkemiz bir kez daha bölünme tehditleri altında. Bu tehditlerin bir kısmı inançlar ve yaşam biçimleri diğer kısmı ise ulusal ve etnik kimlikler ekseninde şekilleniyor. Dolayısıyla ülkemiz, tahlili kolay olmayan çapraz bölünmelere de gebe. İlginç olan, muhatapların tümümün, en azından görünüşte,
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 2: Muhalif Ol, Uzlaşma Yarat!
Ülkemiz bir kez daha bölünme tehditleri altında. Bu tehditlerin bir kısmı inançlar ve yaşam biçimleri diğer kısmı ise ulusal ve etnik kimlikler ekseninde şekilleniyor. Dolayısıyla ülkemiz, tahlili kolay olmayan çapraz bölünmelere de gebe. İlginç olan, muhatapların tümümün, en azından görünüşte,
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 1: Açmazı Reddet, Oyuna Gelme!
Bir gün Demokrasi ile Cumhuriyet’ten birini diğeri uğruna kurtarmak zorunda kalırsam ne yaparım? Bugün karşı karşıya geldiğim/getirildiğim sorun budur. Ama bu sorunun üstesinden nasıl geleceğimi düşünmeden önce, anlamlı bir soru sorduğunu zannederken beni “denizde boğulmakta olan iki kardeşinden hangisini kurtarırsın”
“Cumhuriyet veya Demokrasi” Açmazında Türkiye – 1: Açmazı Reddet, Oyuna Gelme!
Bir gün Demokrasi ile Cumhuriyet’ten birini diğeri uğruna kurtarmak zorunda kalırsam ne yaparım? Bugün karşı karşıya geldiğim/getirildiğim sorun budur. Ama bu sorunun üstesinden nasıl geleceğimi düşünmeden önce, anlamlı bir soru sorduğunu zannederken beni “denizde boğulmakta olan iki kardeşinden hangisini kurtarırsın”
Makbet’in Osmanlıcası ya da II.Murat’ın Kanlısı
II. Murat, tarihte eşine az rastlanacak karakterlerden biridir. Bunu, Osmanlı tarihindeki yeri ya da öneminden çok çizdiği kişilikten hareketle söylüyorum. Bu öyle bir kişiliktir ki ona karakter dememizi gerektiriyor. II. Murat’ın hepimizin bildiği hikâyesi şudur: Murat, bir nice kutlu fethin
Makbet’in Osmanlıcası ya da II.Murat’ın Kanlısı
II. Murat, tarihte eşine az rastlanacak karakterlerden biridir. Bunu, Osmanlı tarihindeki yeri ya da öneminden çok çizdiği kişilikten hareketle söylüyorum. Bu öyle bir kişiliktir ki ona karakter dememizi gerektiriyor. II. Murat’ın hepimizin bildiği hikâyesi şudur: Murat, bir nice kutlu fethin
Karşı Kıyıdaki Azize
Her Istanbul macerası bir Sezen şarkısıyla başlayıp bir Sezen şarkısıyla biten ve ardından gelen ayrılık ve yalnızlığın burkusunu yine bir Sezen şarkısıyla avutanlardan olmak, sadece yeri doldurulamaz bir saadetin değil, hayatı anlamlı yaşamış olmak için başlıbaşına bir sebebin de sahibi
Karşı Kıyıdaki Azize
Her Istanbul macerası bir Sezen şarkısıyla başlayıp bir Sezen şarkısıyla biten ve ardından gelen ayrılık ve yalnızlığın burkusunu yine bir Sezen şarkısıyla avutanlardan olmak, sadece yeri doldurulamaz bir saadetin değil, hayatı anlamlı yaşamış olmak için başlıbaşına bir sebebin de sahibi
Vilyam Şekspir’in 18. Sone’si
Ger kıyâs etsem yâri elvermez fasl-ı bahar Ne cezbi yetişir ne lûtfu ânın şevkine Gülzâr-ı Mayıs’ı meyus ider serd-i sarsar Mekkâre-i sayfiye geçmez günün fevkine Nice dirahşân olsa hâr-ı çeşm-i âsuman İnhisâftır âkîbeti zerrîn-i şevgenin Beyzâ iken siyeh döner her fer-i fürûzan
Vilyam Şekspir’in 18. Sone’si
Ger kıyâs etsem yâri elvermez fasl-ı bahar Ne cezbi yetişir ne lûtfu ânın şevkine Gülzâr-ı Mayıs’ı meyus ider serd-i sarsar Mekkâre-i sayfiye geçmez günün fevkine Nice dirahşân olsa hâr-ı çeşm-i âsuman İnhisâftır âkîbeti zerrîn-i şevgenin Beyzâ iken siyeh döner her fer-i fürûzan
Tiryaki ile Müptela
Tiryaki ile müptela iki ayrı karakterdir ve aralarındaki fark, yaşayan bir prensle ölü bir soytarı arasındaki farktan fazladır. Bağlılıkla bağımlılık, tutkunlukla düşkünlük, esriklikle kaybolmuşluk iklimlerinin ince sınırlarında, birbirleriyle buluşmadan, tanışmadan ve dokunmadan sırt sırta oturur tiryaki ile müptela. Tiryakilik bir
Tiryaki ile Müptela
Tiryaki ile müptela iki ayrı karakterdir ve aralarındaki fark, yaşayan bir prensle ölü bir soytarı arasındaki farktan fazladır. Bağlılıkla bağımlılık, tutkunlukla düşkünlük, esriklikle kaybolmuşluk iklimlerinin ince sınırlarında, birbirleriyle buluşmadan, tanışmadan ve dokunmadan sırt sırta oturur tiryaki ile müptela. Tiryakilik bir
Bilincin Geleceği
1. Madde ilintilerinin bir sonucu olarak oluşsa da, bilinç, belki de hiçbir zaman örneğin kütle çekimi gibi bir fizik yasası ya da arz-talep dengesi gibi sosyal bir parametre olarak formüle edemeyeceğimiz bir zihinsel durum olabilir. Varlığı ele avuca sığmaz ve
Bilincin Geleceği
1. Madde ilintilerinin bir sonucu olarak oluşsa da, bilinç, belki de hiçbir zaman örneğin kütle çekimi gibi bir fizik yasası ya da arz-talep dengesi gibi sosyal bir parametre olarak formüle edemeyeceğimiz bir zihinsel durum olabilir. Varlığı ele avuca sığmaz ve
Yıldızlardan Kalbe Zekâ ve İçgörü
21. yüzyıl bize, bilim tarihinin yıldızlardan kalbe doğru bir yolculuk olduğunu iyiden iyiye gösteriyor artık. Bilimin bakışlarını yönelttiği yeni ufuklarda ağırlıklı olarak beyin, zihin ve duygularımız var. Bunlar yakın zamana dek önce kutsallık ve dokunulmazlıkları sonra da gözlem zorlukları nedeniyle
Yıldızlardan Kalbe Zekâ ve İçgörü
21. yüzyıl bize, bilim tarihinin yıldızlardan kalbe doğru bir yolculuk olduğunu iyiden iyiye gösteriyor artık. Bilimin bakışlarını yönelttiği yeni ufuklarda ağırlıklı olarak beyin, zihin ve duygularımız var. Bunlar yakın zamana dek önce kutsallık ve dokunulmazlıkları sonra da gözlem zorlukları nedeniyle
İhtimal Tramvayı
Hayatın bir yolculuk olduğuna dair küçüklerimize nasihat, birbirimize vaaz vermişliğimiz çoktur. İnsanın büyüme evreleri, bir yolculuğun geride bırakılan mesafelerine benzetilir çoğunlukla. Oysa bu, pek yetersiz bir benzetmedir; çünkü hayat, bir yolculuğun pek çok temel unsurundan yoksundur: Nereye gidilmekte olduğu veya
İhtimal Tramvayı
Hayatın bir yolculuk olduğuna dair küçüklerimize nasihat, birbirimize vaaz vermişliğimiz çoktur. İnsanın büyüme evreleri, bir yolculuğun geride bırakılan mesafelerine benzetilir çoğunlukla. Oysa bu, pek yetersiz bir benzetmedir; çünkü hayat, bir yolculuğun pek çok temel unsurundan yoksundur: Nereye gidilmekte olduğu veya
Kundera’nın Biricik Benliği
Çok kaba bir hesapla ilk çağları kölelerin, orta çağları kulların, modern zamanları ise vatandaşların çağı olarak tanımlayabiliriz. Bu hesapla, hem küreselciliğin hem de küreselcilik karşıtlığının yükselmeye başladığı yeni binyılımızı bireylerin çağı olarak adlandırsak yeridir. Yine de kitlesel bir tanımdan kurtulamayan
Kundera’nın Biricik Benliği
Çok kaba bir hesapla ilk çağları kölelerin, orta çağları kulların, modern zamanları ise vatandaşların çağı olarak tanımlayabiliriz. Bu hesapla, hem küreselciliğin hem de küreselcilik karşıtlığının yükselmeye başladığı yeni binyılımızı bireylerin çağı olarak adlandırsak yeridir. Yine de kitlesel bir tanımdan kurtulamayan
Büyük İskender’in Biseksüel Maskesi
Büyük İskender’i nasıl bilirdiniz? Tarihteki diğer üç benzerinden (Attila, Cengiz, Timur) farklı olarak, yeni coğrafyaları ele geçirme ve hükmetmenin ötesinde bir ‘merak’a sahip olup yedi iklimi kaynaştırma arzusuyla mı? Yoksa Doğu despotlarının inlettiği ‘köle’ halkları özgürleştirme misyonuyla mı? Oliver Stone’un filmine
Büyük İskender’in Biseksüel Maskesi
Büyük İskender’i nasıl bilirdiniz? Tarihteki diğer üç benzerinden (Attila, Cengiz, Timur) farklı olarak, yeni coğrafyaları ele geçirme ve hükmetmenin ötesinde bir ‘merak’a sahip olup yedi iklimi kaynaştırma arzusuyla mı? Yoksa Doğu despotlarının inlettiği ‘köle’ halkları özgürleştirme misyonuyla mı? Oliver Stone’un filmine
Adsız Kahraman Tarantino’ya Karşı
英 雄 İşin içine Tarantino’nun parmağı girince film dağıtımcıları ya allah deyip Kahraman’ı bir anda popüler filmlerden biri haline getirmeyi başardılar. Hatta bir kısım izleyici için bir kült film adayı olduğu bile söylenebilir. Görünen o ki bu filmin vizyon başarısında,
Adsız Kahraman Tarantino’ya Karşı
英 雄 İşin içine Tarantino’nun parmağı girince film dağıtımcıları ya allah deyip Kahraman’ı bir anda popüler filmlerden biri haline getirmeyi başardılar. Hatta bir kısım izleyici için bir kült film adayı olduğu bile söylenebilir. Görünen o ki bu filmin vizyon başarısında,
Sessiz Reform: Üniversite’nin Yatırımcı-Öğrenciyle İmtihanı
Üniversitede reform tartışmasının bitmediği… Üniversiteye ilişkin geçmişten günümüze sürdürülen tartışmaların çoğunda, üniversitede reform gerekliliğinden söz ediliyor. Reform ihtiyacını açıkça gösterdiği vurgulanan ana temalar ise demokratik yönetim, fiziksel/zihinsel altyapı, bilimsel üretim, akademik saygınlık gibi her biri etraflıca irdelenip ele alınması gereken
Sessiz Reform: Üniversite’nin Yatırımcı-Öğrenciyle İmtihanı
Üniversitede reform tartışmasının bitmediği… Üniversiteye ilişkin geçmişten günümüze sürdürülen tartışmaların çoğunda, üniversitede reform gerekliliğinden söz ediliyor. Reform ihtiyacını açıkça gösterdiği vurgulanan ana temalar ise demokratik yönetim, fiziksel/zihinsel altyapı, bilimsel üretim, akademik saygınlık gibi her biri etraflıca irdelenip ele alınması gereken
Afi
Can Yücel’in aziz hatırasına kurşun da döktürdüydüm geçen sene ceketimin yakası söküktü diktirmedim tek demesinler diye ulan herifteki afiye bak bir de sallanır ki namussuz sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış yok sen alınma üstüne mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter
Afi
Can Yücel’in aziz hatırasına kurşun da döktürdüydüm geçen sene ceketimin yakası söküktü diktirmedim tek demesinler diye ulan herifteki afiye bak bir de sallanır ki namussuz sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış yok sen alınma üstüne mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter
Protesto
sigaran, çakmağın ve saatin telefonun ve anahtarların ve iki kez sürgülediğin kapın ağıtlara çökmeyecekler ardından geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini mi dert etti sen yetişedururken her günün kaderine yakarken zamanını kederinle savururken hediyeler hayata dumanına asılı nefesinle telefonun seni çalmayacak
Protesto
sigaran, çakmağın ve saatin telefonun ve anahtarların ve iki kez sürgülediğin kapın ağıtlara çökmeyecekler ardından geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini mi dert etti sen yetişedururken her günün kaderine yakarken zamanını kederinle savururken hediyeler hayata dumanına asılı nefesinle telefonun seni çalmayacak
11 Eylül Stratejisi
Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 Eylül 2001’de yaşananları yönetici sınıf lehine çevirme stratejisini - bir kez daha - ”kafa karışıklığı yaratma, kara propaganda, ve kamplaştırma” üzerine temellendirdiği görülüyor: Herkes bir “saldırı”yla karşı karşıya olunduğu konusunda hem-fikir arz ediyor. “Kaynağı ne olursa olsun terörün her türlüsünü lanetleme”
11 Eylül Stratejisi
Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 Eylül 2001’de yaşananları yönetici sınıf lehine çevirme stratejisini - bir kez daha - ”kafa karışıklığı yaratma, kara propaganda, ve kamplaştırma” üzerine temellendirdiği görülüyor: Herkes bir “saldırı”yla karşı karşıya olunduğu konusunda hem-fikir arz ediyor. “Kaynağı ne olursa olsun terörün her türlüsünü lanetleme”
Ruhun Yalın Hali
Sana verilmiş olanla senin verilmiş olduğun o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle. Kendi yüzünle yüzleşirsin. Yüzleşir misin? Hayır! Hemen yıkarsın yüzünü. Yıkarsın gecenin senin için biriktirdiği gözyaşı kardeşlerini. Sana verilmiş olana sahip çıkmak ve
Ruhun Yalın Hali
Sana verilmiş olanla senin verilmiş olduğun o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle. Kendi yüzünle yüzleşirsin. Yüzleşir misin? Hayır! Hemen yıkarsın yüzünü. Yıkarsın gecenin senin için biriktirdiği gözyaşı kardeşlerini. Sana verilmiş olana sahip çıkmak ve
Hatt-ı Tâ’lik
küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır, ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları; kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler, sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına… yalnız sanadır mecburi istikametim, kurşunlanmış
Hatt-ı Tâ’lik
küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır, ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları; kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler, sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına… yalnız sanadır mecburi istikametim, kurşunlanmış
Serinleyenler