Category Archives: Kuledibi Meyhanesi

Hâfız’ın 255. Gazeli

Hafız’ın 255. Gazeli Kaybolsa da çıkar gelir Kenan’a, Yusuf’u derd’etme Gün gelir döner gülistana, hüzünhaneni derd’etme Elbet düzelir bu haller, gamlı gönül ah etme Yine gelir mizana, divane aklı derd’etme Ömrün bir bahar daha bahşeder de ey güzel kuş Gül

Hâfız’ın 255. Gazeli

Hafız’ın 255. Gazeli Kaybolsa da çıkar gelir Kenan’a, Yusuf’u derd’etme Gün gelir döner gülistana, hüzünhaneni derd’etme Elbet düzelir bu haller, gamlı gönül ah etme Yine gelir mizana, divane aklı derd’etme Ömrün bir bahar daha bahşeder de ey güzel kuş Gül

Gidilmeyen Yol | The Road Not Taken

Zeynep Tanıtkan’a… The Road Not Taken Two roads diverged in a yellow wood, And sorry I could not travel both And be one traveler, long I stood And looked down one as far as I could To where it bent

Gidilmeyen Yol | The Road Not Taken

Zeynep Tanıtkan’a… The Road Not Taken Two roads diverged in a yellow wood, And sorry I could not travel both And be one traveler, long I stood And looked down one as far as I could To where it bent

Vilyam Şekspir’in 123. Sone’si

123. Sone No, Time, thou shalt not boast that I do change: Thy pyramids built up with newer might To me are nothing novel, nothing strange; They are but dressings of a former sight. Our dates are brief, and therefore

Vilyam Şekspir’in 123. Sone’si

123. Sone No, Time, thou shalt not boast that I do change: Thy pyramids built up with newer might To me are nothing novel, nothing strange; They are but dressings of a former sight. Our dates are brief, and therefore

Çepel

bir gün başladığın yere dönersin ya da dönmeden ölürsün çıktığında hava kapalıdır güneş balçıkla sıvanmıştır elinde bir avuç yumruk son çiviyi kitabına çakarsın bıraktığın iz sevgilinin katilidir rüyaların uykundan kaçmıştır cebinde bir tarih atlası her surette aslını ararsın ezberinin hepsi

Çepel

bir gün başladığın yere dönersin ya da dönmeden ölürsün çıktığında hava kapalıdır güneş balçıkla sıvanmıştır elinde bir avuç yumruk son çiviyi kitabına çakarsın bıraktığın iz sevgilinin katilidir rüyaların uykundan kaçmıştır cebinde bir tarih atlası her surette aslını ararsın ezberinin hepsi

Sersem

düştün aksak şehirlerin çapuluna estin yüksek akılların vurgununa örse vurup çektiler her gününü tokluğuna doymadı ne şehir ne akıl uydurdun bir yalan: kader bir hamaldır keder bir umman sonsuzluğa doğru bulanmadan donmadan filan akışını kesmedikçe değilsin bir nehir suyuna kıymadıkça

Sersem

düştün aksak şehirlerin çapuluna estin yüksek akılların vurgununa örse vurup çektiler her gününü tokluğuna doymadı ne şehir ne akıl uydurdun bir yalan: kader bir hamaldır keder bir umman sonsuzluğa doğru bulanmadan donmadan filan akışını kesmedikçe değilsin bir nehir suyuna kıymadıkça

Sevdalılar | Die Liebenden

Die Liebenden Sieh jene Kraniche in großem Bogen! Die Wolken, welche ihnen beigegeben Zogen mit ihnen schon, als sie entflogen Aus einem Leben in ein andres Leben. In gleicher Höhe und mit gleicher Eile Scheinen sie alle beide nur daneben.

Sevdalılar | Die Liebenden

Die Liebenden Sieh jene Kraniche in großem Bogen! Die Wolken, welche ihnen beigegeben Zogen mit ihnen schon, als sie entflogen Aus einem Leben in ein andres Leben. In gleicher Höhe und mit gleicher Eile Scheinen sie alle beide nur daneben.

Cehennemde bir Mevsim | Une Saison en Enfer

Une Saison en Enfer Cehennemde bir Mevsim Jadis, si je me souviens bien, ma vie était un festin où s’ouvraient tous les coeurs, où tous les vins coulaient. Bir zamanlar, hafızam beni yanıltmıyorsa, bir şölendi hayatım, bütün gönüllerin açılıp bütün

Cehennemde bir Mevsim | Une Saison en Enfer

Une Saison en Enfer Cehennemde bir Mevsim Jadis, si je me souviens bien, ma vie était un festin où s’ouvraient tous les coeurs, où tous les vins coulaient. Bir zamanlar, hafızam beni yanıltmıyorsa, bir şölendi hayatım, bütün gönüllerin açılıp bütün

Mecâz-ı Bîmihenk

Sâkî dök bâdeyi sağrından ver bâl-i kevser ola Tâ ki sök haddeyi bağrımdan ver lâl-i efser ola Riyâ-pîşeler eyleşsin mescîdde ağyâr ile Rûzigâr-ı dost câm-ı meyhaneden eser ola De nice vîrân âşiyan ü kâşane hatr-ı hâr ile Deme nâdân ki ol

Mecâz-ı Bîmihenk

Sâkî dök bâdeyi sağrından ver bâl-i kevser ola Tâ ki sök haddeyi bağrımdan ver lâl-i efser ola Riyâ-pîşeler eyleşsin mescîdde ağyâr ile Rûzigâr-ı dost câm-ı meyhaneden eser ola De nice vîrân âşiyan ü kâşane hatr-ı hâr ile Deme nâdân ki ol

Vilyam Şekspir’in 65. Sone’si

65th Sonnet Since brass,nor stone,nor earth,nor boundless sea, But sad mortality o’er-sways their power, How with this rage shall beauty hold a plea, Whose action is no stronger than a flower? O, how shall summer’s honey breath hold out Against

Vilyam Şekspir’in 65. Sone’si

65th Sonnet Since brass,nor stone,nor earth,nor boundless sea, But sad mortality o’er-sways their power, How with this rage shall beauty hold a plea, Whose action is no stronger than a flower? O, how shall summer’s honey breath hold out Against

Çaylak Çakal

kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir – heveskâr ve yırtıcı – konup göçmek ister de bir sahradan ötekine bu, bir olmayıştan geldiğindir kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan hesaptan habersiz çakal aklındır – gönülçelen ve kıyıcı – başka bir seraba büyülenir de

Çaylak Çakal

kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir – heveskâr ve yırtıcı – konup göçmek ister de bir sahradan ötekine bu, bir olmayıştan geldiğindir kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan hesaptan habersiz çakal aklındır – gönülçelen ve kıyıcı – başka bir seraba büyülenir de

Vilyam Şekspir’in 18. Sone’si

18th Sonnet Shall I compare thee to a summer’s day? Thou art more lovely and more temperate; Rough winds do shake the darling buds of May, And summer’s lease hath all to short a date; Sometime too hot the eye

Vilyam Şekspir’in 18. Sone’si

18th Sonnet Shall I compare thee to a summer’s day? Thou art more lovely and more temperate; Rough winds do shake the darling buds of May, And summer’s lease hath all to short a date; Sometime too hot the eye

Ada Rüyası

daha önce yazılmış olduğu gibi muhakkak bir sabah vakti gireceğim sokağımın kapısından uzak bir trenden inmiş terim yakın bir vapurun güvertesinde soğuyacak ceketim, sol kolumun kalkanı; sağ elimde gazetem, caddeler ayaklarıma dökülecek sırtım bükük, başım dik selamlayacak pencere önlerine siperlenmiş

Ada Rüyası

daha önce yazılmış olduğu gibi muhakkak bir sabah vakti gireceğim sokağımın kapısından uzak bir trenden inmiş terim yakın bir vapurun güvertesinde soğuyacak ceketim, sol kolumun kalkanı; sağ elimde gazetem, caddeler ayaklarıma dökülecek sırtım bükük, başım dik selamlayacak pencere önlerine siperlenmiş

Afi

Can Yücel’in aziz hatırasına kurşun da döktürdüydüm geçen sene ceketimin yakası söküktü diktirmedim tek demesinler diye ulan herifteki afiye bak bir de sallanır ki namussuz sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış yok sen alınma üstüne mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter

Afi

Can Yücel’in aziz hatırasına kurşun da döktürdüydüm geçen sene ceketimin yakası söküktü diktirmedim tek demesinler diye ulan herifteki afiye bak bir de sallanır ki namussuz sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış yok sen alınma üstüne mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter

Protesto

sigaran, çakmağın ve saatin telefonun ve anahtarların ve iki kez sürgülediğin kapın ağıtlara çökmeyecekler ardından geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini mi dert etti sen yetişedururken her günün kaderine yakarken zamanını kederinle savururken hediyeler hayata dumanına asılı nefesinle telefonun seni çalmayacak

Protesto

sigaran, çakmağın ve saatin telefonun ve anahtarların ve iki kez sürgülediğin kapın ağıtlara çökmeyecekler ardından geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini mi dert etti sen yetişedururken her günün kaderine yakarken zamanını kederinle savururken hediyeler hayata dumanına asılı nefesinle telefonun seni çalmayacak

Ruhun Yalın Hali

Sana verilmiş olanla senin verilmiş olduğun o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle. Kendi yüzünle yüzleşirsin. Yüzleşir misin? Hayır! Hemen yıkarsın yüzünü. Yıkarsın gecenin senin için biriktirdiği gözyaşı kardeşlerini. Sana verilmiş olana sahip çıkmak ve

Ruhun Yalın Hali

Sana verilmiş olanla senin verilmiş olduğun o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle. Kendi yüzünle yüzleşirsin. Yüzleşir misin? Hayır! Hemen yıkarsın yüzünü. Yıkarsın gecenin senin için biriktirdiği gözyaşı kardeşlerini. Sana verilmiş olana sahip çıkmak ve

Hatt-ı Tâ’lik

küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır, ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları; kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler, sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına… yalnız sanadır mecburi istikametim, kurşunlanmış

Hatt-ı Tâ’lik

küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır, ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları; kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler, sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına… yalnız sanadır mecburi istikametim, kurşunlanmış