Çaylak Çakal

kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan
uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir – heveskâr ve yırtıcı –
konup göçmek ister de bir sahradan ötekine
bu, bir olmayıştan geldiğindir

kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan
hesaptan habersiz çakal aklındır – gönülçelen ve kıyıcı –
başka bir seraba büyülenir de her su kenarında
bu, bir kayboluşa gittiğindir

sen bir menzile yetişmekte olduğunu sanırsın
oysa çifte zirvelerin derin vadisinde
ayağı kendinden çelmeli mahşer halkından bir ziyaretçisin
sıyrılıp geçerim sandığın bu yabancı ülke – seyyah sayıp kendini –
yürüdükçe ayağına başka türlü dökülen o çatallı bahçedir
senden büyüktür, senden önce
nice koçyiğit sermiştir yere, senden yavuz
önüne gerilir, ardımda bıraktım dedikçe
peşini bırakmaz, geriye dönmedikçe

umudun bulanığında şaşırıp çaresizliğin berrağında mı ayıldın
ki kendi sıcağından uyuşur da elin – cüretkâr ve zalim –
duymaz çıktığını iki kaşın ara serinliğine
bu, o çatallı bahçeye doğduğundur

gündüzün karasından aklanmak için gecenin beyazına mı saklandın
ki kendi ışığından kamaşır da gözün – yüreksöken ve cahil –
sezmez vardığını bir ulu çınarın gölgesine
bu, o çatallı bahçede öldüğündür

aldanma ki değilsin hesapsız uçacak
çünkü ancak sadakat ve ihanetin
senden sonraya kalacak

Ekrem Düzen

Yorumlayınız:

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: