Vilyam Şekspir’in 65. Sone’si

65th Sonnet

Since brass,nor stone,nor earth,nor boundless sea,
But sad mortality o’er-sways their power,

How with this rage shall beauty hold a plea,
Whose action is no stronger than a flower?

O, how shall summer’s honey breath hold out
Against the wreckful siege of battering days?

When rocks impregnable are not so stout
Nor gates of steel so strong, but Time decays?

O fearful meditation! Where, alack,
Shall Time’s best jewel from Time’s chest lie hid?

Or what strong hand can hold his swift foot back?
Or who his spoil of beauty can forbid?

O, none, unless this miracle have might,
That in black ink my love may still shine bright.

65th Sonnet

Since brass,nor stone,nor earth,nor boundless sea,
But sad mortality o’er-sways their power,

How with this rage shall beauty hold a plea,
Whose action is no stronger than a flower?

O, how shall summer’s honey breath hold out
Against the wreckful siege of battering days?

When rocks impregnable are not so stout
Nor gates of steel so strong, but Time decays?

O fearful meditation! Where, alack,
Shall Time’s best jewel from Time’s chest lie hid?

Or what strong hand can hold his swift foot back?
Or who his spoil of beauty can forbid?

O, none, unless this miracle have might,
That in black ink my love may still shine bright.

65inci Sone

Galîz ki taştan, topraktan, hem sahrayı ebhârdan,
Memât-ı mükedder katre çalar cümlesinin kahrını;

Kavî midir kâvl-i letâfet bu şûriş-i cebbârdan,
Beyân-ı acz’ile şerh’itse gonce bağrını?

Ya mukavim midir nûşin-nefes-i tâbistan,
İşgâl-i eyyâm-ı gîrûdâr verir mi emân?

Rehgüzârdan hâlas olmaz iken zabt-ı kûhistan,
Pûlâd-ı girânı rahat ko’r mu hışm-ı Zemân?

Ey bîhesâb âkıl! Nire buluna bir engel,
Ki cevher-i Zemân hıfz-ı Zemândan mahfuz kala?

Ya nice bir bahadır çala pâyine bir çengel?
Yoğ’sa hüsn-ü-lûtfu ânın elinden kim mahsus kıla?

Ah ki fenâ, meğer zâhir ola bir kuvvet-ü-kerâmet,
Vâsıl ede mürekkeb-i siyeh ışk-ı âcz’e bir selâmet.

65. Sone

Taştan,topraktan,hatta engin denizden hoyrat ki özü,
Hepsine hükmünü geçirir kederli ölümün davası;

Nasıl duyulacak bu bozgunda güzelliğin sözü,
Bir çiçekten daha çelimsizken iddiası?

Ah, nasıl karşı koyacak yazın tatlı soluğu,
Kavgacı günlerin yıkıcı kuşatması verir mi aman;

Zapt’olmaz dağların bile aşılmaz değilken doruğu,
Ve ağır çelikten kapıları da aşındırırken Zaman?

Ah ne fena hesap! Heyhat, öyle bir yer var mı,
Saklasın Zaman’ın hazinesini Zaman’ın bağrından?

Tutup ayağına çelme takacak bir yiğit çıkar mı?
Yoksa kim esirgeyecek güzelliği, onun talanından?

Ah, hiçkimse, meğer ki kudret olsun harikasında,
İşte orada sürecek aşkım, mürekkebin karasında.

Vilyam Şekspir’den çeviren Ekrem Düzen [Coya’ya teşekkürlerle…]

Image credits: Alisa Gonzalez; Killing Time (Artist’s special personal permission.)

Yorumlayınız:

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: