“Kaos Kelam Hijyen Şiddet” ve El Açması Ontoloji

Bilimi tamamen, felsefesi hemen hemen, sanat ve edebiyatı ise en azından kısmen Batı kaynaklı ve her halükarda Batı’ya endeksli coğrafyamızın yüksek tahsil görmüş münevver insanı, Batılı’nın kenar mahallelisiyle bile karşılaştığında, biri aklında diğeri yüreğinde iki tansiyon birden hisseder. Yüreğindeki tansiyonu anlamak zor değildir: Bu Batılı’ya ne yapıp edip kendisinin de onun kadar uygar, hatta daha uygar olduğunu ispat edecektir. Bunun için Batılı ziyaretçi, şehrin en mutena restoranında başlayan ancak evdeki el açması börekte biten geniş bir kültür yelpazesiyle ve muhteşem bir misafirperverlikle ağırlanacaktır. Bu ağırlama sırasında Batılı ziyaretçinin hoşuna gitmeyeceği düşünülen tüm otantik davranışlardan itina ile kaçınılacak, fakat temaşa değeri olduğuna inanılan tüm alaturkalıklar hoyratça sergilenecektir.

Ancak münevverin aklındaki tansiyonu anlamak hiç de kolay değildir: İlmi ve fikri mevzulara en az Batılı muhatapları kadar kafası basan saygıdeğer münevver, Batılı misafiriyle hangi çizgide farklılaştığına kafa yormaktan kendisini alamamaktadır. Caddede karşıdan karşıya geçerken tırsan, arkasından biri biraz hızlı yürüdüğünde hafifçe kenara çekilen, hava güneşliyken şemsiye taşımaya, bulutluyken şapka giymeye devam eden bu insanların nasıl olup da fezaya insan gönderebildiklerini çözememektedir. Çözemedikçe, kendisiyle misafiri arasına – varlığını sezinleyip bilincine çıkartmaktan ürktüğü – o kahredici varoluş çizgisini çekememektedir.

Bu meseleyi sadece Batılı misafir ağırlama boyunca değil de haberlerde namusunu temizlemek için tecavüze uğrayan kızını veya boşandığı karısını öldürenlere, kırmızı ışığı takmayıp geçtiği halde çarptığı arabanın sürücüsünü dövenlere, ve kendisinden en küçük bir nüansla ayrışan her kişiyi her fırsatta sözlü, yazılı, fiili olarak taciz edip aşağılayanlara rastladığında da dert edinmeye devam edenler için artık bir rehber var elimizde: Murat Baç’ın  Yeni İnsan Yayınevi’nden çıkan Kaos Kelam Hijyen Şiddet’i.

Kendimizi algılayışımızı, (a) Batılı’yı nasıl algıladığımız ve (b) Batılı’nın bizi nasıl algıladığı üzerinden kurmaya başladığımızdan beri yüreğimizde ve zihnimizde yer tutan ikili tansiyonu anlayabilmek için çoğunlukla – geniş anlamda –  sosyolojiyi imdada çağırageldik. Ancak başat mesele ortadan hiç kalkmadı: Kişilerle kurumlar arasındaki çapraz etkileşimleri ne denli dakik ve berrak çözümlerse çözümlesin hiçbir sosyoloji yaklaşımı bu çapraz etkileşimlerin tek tek bireylerin varoluşunda neye karşılık geldiğini söyleyemedi. Murat Baç ise felsefesini sokağa çıkararak bize kişilerin yaşamlarının tüm yönleriyle içinde konuşlandığı yuvayı gösterdi: Onto-ethos.

Kaos Kelam Hijyen Şiddet, bireyin tekil varoluşunun, içinde yaşadığı toplumsal alanların yan-yana, iç-içe yapılanmış varoluş kipleriyle bütüncül olarak ve tek hamlede ilişkilendirilmedikçe anlaşılmasının hep eksik kalacağını örnekliyor. Murat Baç’ın ortaya koyduğu onto-ethos kavramı ise işte bu bütüncül ve tek hamlede ilişkilendirme işini – titizlik ve incelikle – hallediyor. Okudukça anlıyoruz ki bilinçli veya bilinçsiz tüm eyleme hallerimizi anlatıyor bu kavram. Çünkü içinde bulunduğumuz yaşam alanında işlevsel bir uyum göstermemiz ancak bunu mümkün kılan dilsel, kavramsal, kültürel bir var-olma, anlam-üretme, değer-atfetme şebekesiyle mümkün. Ve bu şebekeye dâhil her kişi, hepimiz, gündelik ve olağan kavramaya gelmeyen, çeliksi dayanıklılıkta, nesnelliğini ağırlıklı olarak özneler-arasılıktan alan, ve esnemeye oldukça dirençli yapıda normlarla sarılmış durumdayız.

Münevver kişi, mevzunun bu kısmına kendi kendine aymış olarak “e ne var ki bunda” diyebilir. Lakin iş bununla bitmiyor. Çünkü, diyor Murat Baç, bu yapı – bireyin zihinsel eylemlerinden doğrudan etkilenmeme ve öznel tercihler yoluyla kolayca değiştirilememe anlamlarında – nesneldir ve görüngüsel bir oluşum olarak varlık alanına aittir. (s. 3)

Şu halde saygıdeğer münevverimizin Batılı misafiriyle hemhal olurken içine yuvarlanmaktan kendini alıkoymadığı tansiyonlar sebebiyle sezinlediği ama bilincine çıkartamadığı varoluş sınırlarını bir de bu çerçeveden araştıralım:  Çağdaş Batılı insan, ilkel bir geleneksellikte yaşayanların aksine, karanlıktan uzaklaşmayı, gelişmişliği, üst bir bilinci, ve toplumsal özellikleri sayesinde etik-politik doğrulara yaklaşmayı mı temsil etmektedir? (s. 3) Murat Baç, sokağa çıkarttığı felsefesinde, üzerine çevrilmiş gözlerin ta içine bakarak şunu söylemektedir: Kargaşaya düzen getirmek için girişilmiş bu temizlik hareketi, bir şiddet hareketidir. Kast ettiği temizlik, sosyal ve siyasal arındırmayla sonuçlanmaktadır. Yarattığı düzen, kargaşanın, arınmayanlar ve düzene sokulamayanlar aleyhine yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir. Öte yandan bu cümleden kalkıp çağdaş Batılı dünya ile düzen arayışının bulunmadığı, kargaşanın hâkim siyaset olduğu, doğrudan sosyal şiddet ve siyasi arındırmanın makbul addedildiği dünyaları birbiriyle gelişmişlik açısından karşılaştırmak abestir. Burada maksat maçı kimin alacağını tahmin etmeye çalışmak olamaz. Maksat, her birimizi sanki dünya kurulalı beri oradaymışçasına bir gerçeklik hissiyle saran onto-ethos alanlarının bilincine varmak ve bu bilinçle ne yapacağımızı düşünmeye başlamaktır.

Kaos Kelam Hijyen Şiddet’in “Meraklısına Felsefe Tarihi Notları” bölümünde Murat Baç, Batı felsefesinde gerçeklik kavrayışının bir tarihini sunuyor bize. Bu bölümde, gerçekliğin kurulumunun her birimizin yaşamını nasıl da derinden belirleyiverdiğini görebiliyoruz. Pekâlâ kitabın başına da alınmış olabilecek bu bölümü okuduktan sonra kitabın ilk bölümünü yeniden okumak, bir alana ikincisi bedava misali, okura bambaşka ufuklar vaat ediyor.

Murat Baç – üstad Kierkegaard’ın ifadesiyle – kitabını öğle şekerlemesinden hemen önce okunabilecek bir kıvamda kaleme almış. Lakin bu kitaptan pasajlar okuyarak şekerlemesini ballandıracak okurlar, uyandıklarında, kendi düşüncelerinde daha cesur ve daha dürüst olmak zorunda kalabilirler. Günümüz ticari gelenekleri, saygıdeğer okura bu uyarıyı iletmeyi zorunlu kılıyor.

Ekrem Düzen

Murat Baç, Kaos Kelam Hijyen Şiddet, Yeni İnsan Yayınevi, ISBN: 978-605-5895-27-3

.
Arka Kapak
.
Kaos Kelam Hijyen Şiddet, Orta Doğulu anasının eteğine yapışırken ayağını sürüye sürüye Batılılaşan, ideal benliğini ideal duygulanımıyla bir türlü örtüştüremeyen, milongada kodu mu oturtan erkeklere ve mutfakta mı yatak odasında mı hanımefendi olunuyordu bir türlü hatırlayamayan kadınlara ve erkeklikle kadınlık arasında olup da dil bu duruma uygun sözdağarcığını geliştirmeye varıyla yoğuyla direndiği için deneyimini tanımlayamayan bireylere amme hizmeti olarak dağıtılmalı. Gözlerini Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya dikenlere ise, nelere bulaşıp nelere bulaşmamaları gerektiğini bilmeleri, o sınırdan geçerken ellerini antiseptik sabunla yıkamalarının ne kadar sakıncalı ve geri dönülmez bir durum olacağını anlamaları için vize ve uçak biletiyle birlikte takdim edilmeli.
.
Kaos Kelam Hijyen Şiddet bir felsefe kitabı, ama bildiğimiz Türkçe felsefe kitaplarına benzemiyor, çünkü yazar benliğini ve deneyimini kuramından soyutlamıyor, Türkiyeli bir akademisyen olduğunu unutmuşçasına ellerini kirletiyor. Murat Baç felsefe öğrenciliğinin önemli bir kısmını kapsayan Kanada deneyiminin onu götürdüğü ontoloji kuramını anlatıyor. Kitabın başlığı kendinden açıklamalı; kuram, kaosa tahammül edemeyen Kuzey Amerikalı’nın kelam yoluyla ne kadar hijyenik bir varoluş yarattığını, kaostan bütünüyle arındırılmaya çalışılan bu varoluşun ne denli şiddet içerdiğini sadece anlatmakla kalmıyor, okuyucuya bu kuramı adım adım bulduruyor. Baç, haliyle, okuyucuyu dirseklerine kadar metoda batırıyor; onu hiç farkettirmeden bir felsefe öğrencisi yapıyor; tanıklık nasıl kurama dönüştürülür onu gösteriyor.
.
Kaos Kelam Hijyen Şiddet bir sosyo-ontolojik anı kitabı ve bu haliyle tadından yenmiyor, üstüne illa ki orta şekerli kahve söyletiyor. Yudit Namer

Yorumlayınız:

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: