Amerika’nın Ulysses’i Keşfi

Lawrence Ferlinghetti outside City Lights Bookstore

Lawrence Ferlinghetti outside City Lights Bookstore

James Joyce’un Ulysses’i yayınlatıp okuruna ulaştırma macerasının halkalarından biri, kitabın Amerika Birleşik Devletleri’ne ithal yasağının kaldırılmasıydı. Ulysses, o dönemde yürürlükte bulunan yasalara göre “müstehcen” olduğu iddiasıyla ABD’ne ithal edilemiyordu. Yasağı kaldırma mücadelesinin bir aşamasında dava dosyası Bölge Hâkimi Woolsey’in masasına gelmişti. Hâkim Woolsey, Ulysses’in müstehcen olmadığına karar vermiş ve kitabın ABD’ne ithalinin yolunu açmıştı. Bu karar benzer yasaklar uygulayan diğer ülkelerdeki yasal süreçlere de örnek oluşturdu. Ulysses’in başındaki fırtına yavaş yavaş dindi, etrafındaki sis dağıldı, ve ufuk açıldı.

Hâkim Woolsey, zamanın şartlarına göre son derece radikal ve açık görüşlü bir hükme imza atmıştı. İronik olan, Woolsey’in hükmünü “düşünce ve ifade özgürlüğü” veya “haklar ve hürriyetler” temelinde değil de kitabın yürürlükteki kanunlara göre müstehcen olup olmadığı temelinde vermiş olmasıydı. İfade özgürlüğü Amerikan yasalarının ruhunu oluşturan ilkelerden biri olmakla birlikte aynı ilke kitabın yasaklanması gerektiğine inananların taleplerini de meşru sayıyordu. Zamanın ruhu, karşıt ifadeler arasında yasaklayıcı olanın özgürlük çerçevesine giremeyeceği fikrini hayata geçirebilecek olgunluğa henüz erişmemişti. Woolsey, ifade özgürlüğü ilkesinin yasaklamacı anlayışla bağını kopararak zamanı ileriye taşıyan ve ruhunu olgunluğa eriştiren insanlardan biriydi. Woolsey, kitap yasaklamanın hukuk dışı ve özgürlük çerçevesini bozucu olduğunu kanıtlayacak araçlardan yoksundu. Bu araçları kendisinin geliştirmesi icap etti. Elindeki tüm imkânları kullanarak sadece Ulysses’in pazara girmesini sağlamakla kalmadı, müstehcen kavramının da ipliğini pazara çıkarttı.

Hâkim Woolsey’in mütaalasında ortaya koyduğu çerçeve pek çok edebiyat eleştirmenini, edebiyat tarihçisini, ama en önemlisi karar altına imza atma yetkisine sahip hakimleri kıskandıracak saptamalar barındırmaktadır. Bu saptamaların her biri aynı zamanda yüksek düzeyde birer “edebi eleştiri” parçasıdır. Öyle ki Woolsey’in karar metni, kendi başına bir edebi eser olarak okunacak karattadır. Bu kararın gücü biraz da Woolsey’in değerlendirmelerinin bu son derece derinlikli düşünüşleri içermesinden gelir. Karar metninin sonunda hala müstehcenlik nedeniyle kitabın yasaklanması gerektiğini ileri sürmek isteyecek biri olursa sadece okuduğunu anlayamayan biri olmayı değil hayatın tüm alanlarına niteliksiz ve içeriksiz bir bakışla – sadece koşullu öğrenmelerin izin verdiği kadarıyla – bakan biri olmayı da göze almak zorundadır.

Woolsey’in altına imza attığı karar şöyle de okunabilir: Bir yasanın ruhu eğer yasaklama, tutsak etme perspektifinden güç alıyorsa o yasanın lafzının özgürlükten bahsetmesinin hükmü yoktur.

Ulysses’i yargılayan yasa, zamanın değirmeninde, Ulysses tarafından öğütülmektedir. Dün müstehcen addedilen bugün çoktan alay konusu olmuştur. Çok yakın bir gelecekte hem “müstehcenlik” hem de “yasaklama” – tek tek ve birlikte – sadece hukuk tarihçisinin “hukuk addedilmiş tuhaf kavramlar antolojisi”nde yer alacaktır. Hayatta ve insanların bilincinde hiçbir gerçek karşılık bulamayacaktır. Ulysses’in insanın ne olduğuna ve ne olmadığına ilişkin dürüst, samimi, ve cesur soruşturması, özgürlükten değil tutsaklıktan beslenen bütün yasaları ve onların koruyucularını o gün olduğu gibi bugün ve yarın da tasfiye edecektir.

Ulysses’in Amerika’ya İthal Yasağını Kaldıran Mahkeme Kararı

Birleşik Devletler Bölge Mahkemesi Güney New York Bölgesi

Mütalaa A. 110-59

6 Aralık 1933

“Birleşik Devletler tarafından James Joyce’un “Ulysses” kitabına karşı 1930 tarihli Gümrük Yönetmeliği 305. Bölüm ile Birleşik Devletler Kanunu 19. Başlık, 1305. Bölüm uyarınca ve ilgili bölümdeki anlamı dâhilinde kitabın müstehcen olduğu ve bu nedenle Birleşik Devletler’e ithal edilemeyecek olup yakalama, el koyma, müsadere ve imhaya tabi olduğuna dayanarak  – ekteki mütalaayı ihtiva eden – müsadere kararının kaldırılmasına ilişkin verilen karşı dava dilekçeleri hakkında.”

Birleşik Devletler adına, — Birleşik Devletler Savcılık avukatları Samuel S. Coleman ve Nicholas Atlas — müsadere kararı lehine ve müsaderenin kaldırılma kararı aleyhine dava dilekçesi.

Bay Greenbaum, Bay Wolff, ve Bay Ernst adına, davacı Random House Şti. avukatları — Morris L. Ernst ve Alexander Lindey —  müsaderenin kaldırılma kararı lehine ve müsadere kararı aleyhine dava dilekçesi.

WOOLSEY, J:

Bu mütalaa ile [davacı aleyhine] kararın kaldırılmasına ve bunun gereği olarak, takiben, Hükümet’in müsadere ve imha kararının reddine hükmolunmuştur.

Buna göre burada, masrafsız olarak kararın kaldırılma ilamı yer almaktadır.

Bu davada izlenen yöntem, tarafımdan, “Birleşik Devletler ‘Gebelikten Korunma’ Adlı Kitaba Karşı” 51. F. (2d) 525 davasında  tavsiye ettiğim yöntemle uyumludur ve şöyledir: Davacının “Ulysses”in müsadere kararına karşı cevabının dosyaya eklenmesini takiben Birleşik Devletler Savcılığı ile davacı avukatları arasında bir şartname yapılmıştır:

– “Ulysses” adlı kitap, bütünüyle burada yer almış addedilerek karara eklenecek ve kararın bir parçası olarak kabul edilecektir.

– Taraflar davanın jüri tarafından görülmesi hakkından feragat etmişlerdir.

– Taraflar kendi lehlerine karar dilekçesi vermeyi kabul etmişlerdir.

– Bu tür dilekçelere ilişkin kararlar, mahkeme sonucu verilen dava kararı hükmündedir.

Kanaatimce bu prosedürün bu gibi kitap müsadere kararlarının hükme bağlanmasında uygulanması son derece yerindedir. Eldeki dava açısından ise özellikle elverişlidir çünkü “Ulysses”in uzunluğu ve okunma güçlüğü göz önüne alındığında davanın jüri tarafından görülmesi imkânsız değilse de hiç tatminkar olmayan bir yönteme başvurmak olurdu.

“Ulysses” adlı kitabı bir kez bütünüyle,  Hükümet’in özellikle şikâyetçi olduğu bölümleri ise birkaç kez okudum. Gerçek şu ki haftalar boyunca boş zamanlarımın çoğu bu konuda görevim gereği vereceğim kararı değerlendirmeye vakfedildi. “Ulysses” okuması veya anlaması kolay bir kitap değil. Ancak bu kitap hakkında çok şey yazıldı ve gereğince bir değerlendirme yapabilmek için şimdilerde artık uyduları haline gelmiş başka kitapların da okunması yerinde olur. “Ulysses”i çalışmak, dolayısıyla, ağır bir iş.

Öte yandan “Ulysses”in edebiyat dünyasındaki itibarı, kitabın ne maksatla yazıldığı konusunda ikna olmamı sağlamaya yetecek kadar zamanı ayırmamı gerekli kıldı, zira, şüphe yok ki müstehcenlik iddiasının olduğu her durumda ilk belirlenmesi gereken, ilgili kitabın söylenen maksatla yazılıp yazılmadığı, alışıldık ibaresiyle, pornografik olup olmadığı, müstehcenlik ifşası amacıyla kaleme alınıp alınmadığıdır. Eğer karar, kitabın pornografik olduğu yönünde olursa tahkikat sona erer ve bunu kitabın müsaderesi takip eder.

Oysa ben “Ulysses”in, alışılmadık açıksözlülüğüne rağmen, hiçbir yerinde, şehvetperest bir sırıtış saptamadım.  Dolayısıyla, görüşüm odur ki bu kitap pornografik değildir.

Joyce, “Ulysses”i yazarken, bütünüyle bambaşka sayılabilecek yeni bir edebiyat türünde ciddi bir deneye girişmiştir. Joyce, 1904’de Dublin’de yaşayan alt orta sınıf insanları ele alır ve sadece bu insanların o yılın Temmuzu başındaki bir gün içinde ne yaptıklarından, nerelerde dolaşıp hangi günlük işlerle uğraştıklarından bahsetmekle kalmaz, pek çoğunun bütün bu zaman boyunca ne düşündüğünü de anlatır. Joyce – benim görüşüme göre olağanüstü başarıyla – bilinç perdesinin sürekli değişen kaleydoskopik imler taşıdığını, tıpkı yeniden yazılabilen bir parşömen gibi, sadece herkesin kendisiyle ilgili o anda olup bitenlere ilişkin gözlemlerin odağında olanlarını değil aynı zamanda gölgeli alanlarda kalan, bazısı yakın bazısı bilinçaltından çağrışımla çekilip alınan geçmişin izlenimlerini de taşıdığını göstermeye çalışmıştır. Joyce, bu izlenimlerinin her birinin betimlediği karakterin yaşamını ve davranışını nasıl etkilediğini göstermektedir.

Joyce’un aradığı, bir sinema filmi üzerinde çift katlı veya eğer mümkünse çok katlı bir görüntü elde etmekten farklı değildir, maksat, görülebilen ancak her nasılsa puslu ve değişen derecelerde odak dışı kalan arka planları bulunan açık bir ön plan elde etmektir.

Grafik tekniğiyle gösterilmesi çok daha uygun bir etkiyi kelimelerle aktarmak “Ulysses” okurunun karşısına çıkan belirsizliğin çoğunun sebebidir bana kalırsa. Bu aynı zamanda kitabın daha etraflı ele alacağım başka bir yönünü, Joyce’un karakterlerinin zihninin nasıl işlediğini göstermedeki samimi ve dürüst çabasını da açıklamaktadır.

Eğer Joyce “Ulysses”te benimsediği tekniği geliştirmekte dürüst davranmasaydı sonuç psikolojik bir yanıltmacılık ve bu nedenle seçtiği tekniğe sadakatsizlik olurdu. Böyle bir tavır sanat açısından mazur görülemezdi.

Joyce, tekniğine sadık kaldığı ve bunu takip eden sezdirmelerden geri durmayıp karakterlerinin tam olarak ne düşündüğünü dürüstçe söylemeye kalkıştığı içindir ki pek çok saldırıya uğramış, maksadı çoğu kez yanlış anlaşılmış ve yanlış sunulmuştur. Amacını samimiyetle ve dürüstçe gerçekleştirme çabası, bazı hallerde çoğunluk tarafından çirkin kelimeler olduğu düşünülen kelimeleri kullanmasını gerektirmiştir ve zaman zaman karakterlerinin düşüncelerindeki cinsellikle pek çok kişinin çarpıcı diyeceği şekilde meşgul olmasına yol açmıştır.

Çirkin diye eleştirilen kelimeler hemen erkeğin ve iddia ederim ki pek çok kadının bildiği eski Sakson kelimeleridir ve kanaatimce bu tür kelimeler Joyce’un fiziksel ve zihinsel yaşamlarını betimlemeyi amaçladığı insan tipleri tarafından doğallıkla ve alışkanlıkla kullanılır. Karakterlerin zihninde cinsellik temasının tekrar tekrar belirmesine ilişkin olarak ise Joyce’un seçtiği mekanın Keltik ve mevsimin İlkbahar olduğu hep akılda tutulmalıdır.

Joyce’un kullandığı haliyle böyle bir teknikten hoşlanıp hoşlanmamak, üzerinde tartışmanın nafile olduğu bir zevk meselesidir; ancak bu tekniği başka bir tekniğin standartlarıyla değerlendirmek bence saçmalığa bulaşmaktır.

Şu halde görüşüm odur ki “Ulysses” samimi ve dürüst bir kitaptır ve bence bu kitaba yönelik eleştiriler kitabın zihinsel temeli tarafından tamamen safdışı bırakılmıştır.

Bundan başka, Joyce’un kendisine koyduğu böylesi ağır bir hedefi özünde gerçekleştirmesi bakımından “Ulysses” müthiş bir “zoru başarma” işidir. Belirttiğim gibi, “Ulysses” okunması kolay bir kitap değil. Bir yandan parlak ve diğer yandan cansız, bir yandan anlaşılır diğer yandan belirsiz. Birçok yerde bana iç bulandırıcı olabilecek gibi de göründü, ne var ki pek çok çirkin kelimenin var olduğu görüşüne ilişkin yukarıda da belirttiğim gibi, çirkin olarak değerlendirebileceğim hiçbir şeye rastlamadım. Kitaptaki her kelime Joyce’un okuyucularına göstermek istediği resmin detayını tamamlayan bir mozaik parçası gibi iş görmektedir. Eğer kişi Joyce’un betimlediği gibi insanlarla bir arada olmak istemezse bu kendi seçimidir. Bu insanlarla dolaylı bir temastan kaçınmak üzere kişi “Ulysses”i okumak istemeyebilir ve bu gayet anlaşılır bir haldir. Ancak gerçek bir kelime sanatçısı, kuşkusuz ki Joyce öyledir, bir Avrupa şehrindeki alt orta sınıfın hakiki bir resmine ulaşmak istediğinde bu, Amerikan kamuoyunun bu resmi görmesini yasal olarak imkânsız kılmak zorunda mıdır?

Bu soruyu cevaplamak için sadece yukarıda söylediğim gibi Joyce’un “Ulysses”i yaygın deyişle pronografik niyetle yazmadığını saptamak yeterli değildir, Joyce’un kitabının, yazılma niyetinden tümüyle bağımsız olarak, sonuçtaki etkisini belirlemekte daha nesnel bir standart uygulamaya çalışmalıyım.

Suçlamanın dayandırıldığı yönetmelik, burada bizi ilgilendirdiği kadarıyla, sadece herhangi bir yabancı ülkeden Birleşik Devletler’e “herhangi bir müstehcen kitap” ithalini yasaklamaktadır. 1930 tarihli Gümrük Kanunu 305. Kısım, Birleşik Devletler Kanunu, 19. Bölüm, 1305. Kısım. Bu yönetmelik, kınayıcı sıfatlar bulunan kitaplar sahasını düzenlemez, bunlar daha çok bu tür meselelere ilişkin kanunları ilgilendirir. Şu halde benim sadece kelimenin yasal tanımı bakımından “Ulysses”in müstehcen olup olmadığını belirlemem gerekiyor. “Müstehcen” kelimesinin anlamı Mahkemeler tarafından şöyle tanımlanmaktadır: Cinsel dürtüleri veya cinsel açıdan saf olmayan şehvani düşünceleri harekete geçirmeye hizmet etme. “Dunlop Birleşik Devletler’e Karşı,” 165 B. D. 486, 501; “Birleşik Devletler “Gebelikten Korunma” Adlı Kitaba Karşı,” 51 F. (2d( 525, 528; ve karşılaştırmak için “Dysart Birleşik Devletler’e Karşı,” 272 B. D. 655, 657; “Swearingen Birleşik Devletler’e Karşı,” 151 B. D. 446, 450;  “Birleşik Devletler Dennet’a Karşı,” 39 F. (2d) 564, 568 (c. C. A. 2); “People Wendling’e Karşı,” 258 N. Y. 451, 453.

Bir kitabın bu tür dürtüleri harekete geçirmeye hizmet edip etmediği — Fransızların “ortalama erkek [insan] şehveti” dediği –ortalama insanın cinsel dürtüleri üstündeki etkileri açısından Mahkeme tarafından test edilmelidir; zira, mahkeme bu soruşturma alanında, kabahatler kanununda zikredilen “makul insan” ve icatlar ve patent kanununda zikredilen “sanatta mahir insan” konularında olduğu gibi farazi bir ayraç [miyar/mihenk/ayırıcı ölçüt] rolündedir.

Bu tür bir ayracın kullanılmasındaki risk olguları muhakeme edenin içkin eğiliminden, her ne kadar yansız olma niyetinde olsa da ayırıcı ölçütün kendi özgüllüklerinin etkisi altında çok fazla kalmasından kaynaklanır. Ben burada, aşağıdaki adımları izleyerek bundan mümkün olduğu kadar kaçınmaya ve böylece ayırıcı ölçütümü başka hallerde olabileceğinden daha nesnel kılmaya çalıştım.

“Ulysses”in şu anda değerlendirilmekte olan yönüne ilişkin kararımı verdikten sonra izlenimlerimi iki arkadaşımla karşılaştırdım; kanaatimce bu arkadaşlarım benim ayırıcı ölçütüme ilişkin yukarıda belirtilen gereğin karşılığını sağladılar.

Bu edebi değerlendiriciler — ki onları be şekilde tarif edebilirim — ayrı ayrı davet edildiler ve hiçbiri benim diğerine de danışmakta olduğumu bilmiyordu. Bu kişiler edebiyat ve hayat hakkındaki görüşlerine yüksek değer verdiğim insanlardı. Her ikisi de “Ulysses”i okudu ve kuşkusuz her ikisinin de bu davayla hiçbir bağlantısı yoktu.

Değerlendiricilerime kararımın ne olduğunu bildirmeksizin her ikisine de müstehcen kavramının yasal tanımını verdim ve bu tanıma göre “Ulysses”in müstehcen olup olmadığı yönündeki görüşlerini sordum.

Her ikisinin de benimle aynı görüşte olduklarını görmek ilginçti, şöyle ki: “Ulysses”i, böylesi bir testte, bir kitabın okunması gerektiği gibi bütünüyle okumak ne cinsel dürtüleri ne de şehvani düşünceleri harekete geçirmeye hizmet etmedi; fakat üzerlerindeki net etkisi sadece şu oldu ki bu kitap erkekler ve kadınların iç yaşamlarının trajik ve çok güçlü bir yorumudur.

İlgili kanun sadece normal kişiye ilişkindir. Dolayısıyla sözünü ettiğim test insanlığın gözlemi ve betimi üzerine yeni bir yöntem geliştiren samimi ve dürüst bir çaba olan “Ulysses” gibi bir kitap hakkında uygun olabilecek yegâne müstehcenlik testidir.

Bazı sahneleri nedeniyle “Ulysses”in bazı duyarlı, fakat normal, kişilere rahatsızlık verebileceğinin son derece farkındayım. Ancak benim uzun düşünmeler sonucu dikkatle oluşturulmuş görüşüme göre “Ulysses”in pek çok yerde okuyucu üstünde iç karıştırıcı bir etkisi olduğuna kuşku yok ise de hiçbir yerde bu etki bir afrodizyak olma meylinde değildir.

Dolayısıyla “Ulysses”in Birleşik Devletler’e girişinin kabulü uygundur.

JOHN M. WOOLSEY

Birleşik Devletler Bölge Hakimi

6 Aralık 1933

United States District Court Southern District of New York

Opinion A. 110-59

December 6, 1933

“On cross motions for a decree in a libel of confiscation, supplemented by a stipulation — hereinafter described — brought by the United States against the book “Ulysses” by James Joyce, under Section 305 of the Tariff Act of 1930, Title 19 United States Code, Section 1305, on the ground that the book is obscene within the meaning of that Section, and, hence, is not importable into the United States, but is subject to seizure, forfeiture and confiscation and destruction.”

United States Attorney–by Samuel C. Coleman, Esq., and Nicholas Atlas, Esq., of counsel–for the United States, in support of motion for a decree of forfeiture, and in opposition to motion for a decree dismissing the libel.

Messrs. Greenbaum, Wolff and Ernst,–by Morris L. Ernst, Esq., and Alexander Lindey, Esq., of counsel–attorneys for claimant Random House, Inc., in support of motion for a decree dismissing the libel, and in opposition to a motion for a decree of forfeiture.

WOOLSEY, J:

The motion for a decree dismissing the libel herein is granted, and, consequently, of course, the Government’s motion for a decree of forfeiture and destruction is denied.

Accordingly a decree dismissing the libel without costs may be entered herein.

The practice followed in this case is in accordance with the suggestion made by me in the case of “United States v. One Book Entitled “Contraception”,” 51 F. (2d) 525, and is as follows: After issue was joined by the filing of the claimant’s answer to the libel for forfeiture against “Ulysses”, a stipulation was made between the United States Attorney’s office and the attorneys for the claimant providing:

– That the book “Ulysses” should be deemed to have been annexed to and to have become part of the libel just as if it had been incorporated in its entirety therein.

– That the parties waived their right to a trial by jury.

– That each party agreed to move for decree in its favor.

– That on such cross motions the Court might decide all the questions of law and fact involved and render a general finding thereon.

– That on the decision of such motions the decree of the Court might be entered as if it were a decree after trial.

It seems to me that a procedure of this kind is highly appropriate in libels for the confiscation of books such as this. It is an especially advantageous procedure in the instant case because on account of the length of “Ulysses” and the difficulty of reading it, a jury trial would have been an extremely unsatisfactory, if not an almost impossible, method of dealing with it.

I have read “Ulysses” once in its entirety and I have read those passages of which the Government particularly complains several times. In fact, for many weeks, my spare time has been devoted to the consideration of the decision which my duty would require me to make in this matter. “Ulysses” is not an easy book to read or to understand. But there has been much written about it, and in order properly to approach the consideration of it it is advisable to read a number of other books which have now become its satellites. The study of “Ulysses” is, therefore, a heavy task.

The reputation of “Ulysses” in the literary world, however, warranted my taking such time as was necessary to enable me to satisfy myself as to the intent with which the book was written, for, of course, in any case where a book is claimed to be obscene it must first be determined, whether the intent with which it was written was what is called, according to the usual phrase, pornographic, — that is, written for the purpose of exploiting obscenity. If the conclusion is that the book is pornographic that is the end of the inquiry and forfeiture must follow.

But in “Ulysses”, in spite of its unusual frankness, I do not detect anywhere the leer of the sensualist. I hold, therefore, that it is not pornographic.

In writing “Ulysses”, Joyce sought to make a serious experiment in a new, if not wholly novel, literary genre. He takes persons of the lower middle class living in Dublin in 1904 and seeks not only to describe what they did on a certain day early in June of that year as they went about the City bent on their usual occupations, but also to tell what many of them thought about the while. Joyce has attempted — it seems to me, with astonishing success — to show how the screen of consciousness with its ever-shifting kaleidoscopic impressions carries, as it were on a plastic palimpsest, not only what is in the focus of each man’s observation of the actual things about him, but also in a penumbral zone residua of past impressions, some recent and some drawn up by association from the domain of the subconscious. He shows how each of these impressions affects the life and behavior of the character which he is describing.

What he seeks to get is not unlike the result of a double or, if that is possible, a multiple exposure on a cinema film which would give a clear foreground with a background visible but somewhat blurred and out of focus in varying degrees.

To convey by words an effect which obviously lends itself more appropriately to a graphic technique, accounts, it seems to me, for much of the obscurity which meets a reader of “Ulysses”. And it also explains another aspect of the book, which I have further to consider, namely, Joyce’s sincerity and his honest effort to show exactly how the minds of his characters operate.

If Joyce did not attempt to be honest in developing the technique which he has adopted in “Ulysses” the result would be psychologically misleading and thus unfaithful to his chosen technique. Such an attitude would be artistically inexcusable.

It is because Joyce has been loyal to his technique and has not funked its necessary implications, but has honestly attempted to tell fully what his characters think about, that he has been the subject of so many attacks and that his purpose has been so often misunderstood and misrepresented. For his attempt sincerely and honestly to realize his objective has required him incidentally to use certain words which are generally considered dirty words and has led at times to what many think is a too poignant preoccupation with sex in the thoughts of his characters.

The words which are criticized as dirty are old Saxon words known to almost all men and, I venture, to many women, and are such words as would be naturally and habitually used, I believe by the types of folk whose life, physical and mental, Joyce is seeking to describe. In respect of the recurrent emergence of the theme of sex in the minds of his characters, it must always be remembered that his locale was Celtic and his season Spring.

Whether or not one enjoys such a technique as Joyce uses is a matter of taste on which disagreement or argument is futile, but to subject that technique to the standards of some other technique seems to me to be little short of absurd.

Accordingly, I hold that “Ulysses” is a sincere and honest book and I think that the criticisms of it are entirely disposed of by its rationale.

Furthermore, “Ulysses” is an amazing “tour de force” when one considers the success which has been in the main achieved with such a difficult objective as Joyce set for himself. As I have stated, “Ulysses” is not an easy book to read. It is brilliant and dull, intelligible and obscure by turns. In many places it seems to me to be disgusting, but although it contains, as I have mentioned above, many words usually considered dirty, I have not found anything that I consider to be dirt for dirt’s sake. Each word of the book contributes like a bit of mosaic to the detail of the picture which Joyce is seeking to construct for his readers. If one does not wish to associate with such folk as Joyce describes, that is one’s own choice. In order to avoid indirect contact with them one may not wish to read “Ulysses”; that is quite understandable. But when such a real artist in words, as Joyce undoubtedly is, seeks to draw a true picture of the lower middle class in a European city, ought it to be impossible for the American public legally to see that picture?

To answer this question it is not sufficient merely to find, as I have found above, that Joyce did not write “Ulysses” with what is commonly called pornographic intent, I must endeavor to apply a more objective standard to his book in order to determine its effect in the result, irrespective of the intent with which it was written.

The statute under which the libel is filed only denounces, in so far as we are here concerned, the importation into the United States from any foreign country of “any obscene book”. Section 305 of the Tariff Act of 1930, Title 19 United States Code, Section 1305. It does not marshal against books the spectrum of condemnatory adjectives found, commonly, in laws dealing with matters of this kind. I am, therefore, only required to determine whether “Ulysses” is obscene within the legal definition of that word. The meaning of the word “obscene” as legally defined by the Courts is: tending to stir the sex impulses or to lead to sexually impure and lustful thoughts. “Dunlop v. United States,” 165 U.S. 486, 501; “United States v. One Book Entitled “Contraception”,” 51 F. (2d) 525, 528; and compare “Dysart v. United States,” 272 U.S. 655, 657; “Swearingen v. United States” 151 U.S. 446, 450; “United States v. Dennett,” 39 F. (2d) 564, 568 (C.C.A. 2); “People v. Wendling,” 258 N.Y. 451, 453.

Whether a particular book would tend to excite such impulses and thoughts must be tested by the Court’s opinion as to its effect on a person with average sex instincts — what the French would call “l’homme moyen sensuel” — who plays, in this branch of legal inquiry, the same role of hypothetical reagent as does the “reasonable man” in the law of torts and “the man learned in the art” on questions of invention in patent law.

The risk involved in the use of such a reagent arises from the inherent tendency of the trier of facts, however fair he may intend to be, to make his reagent too much subservient to his own idiosyncrasies. Here, I have attempted to avoid this, if possible, and to make my reagent herein more objective than he might otherwise be, by adopting the following course:

After I had made my decision in regard to the aspect of “Ulysses”, now under consideration, I checked my impressions with two friends of mine who in my opinion answered to the above stated requirement for my reagent.

These literary assessors — as I might properly describe them — were called on separately, and neither knew that I was consulting the other. They are men whose opinion on literature and on life I value most highly. They had both read “Ulysses”, and, of course, were wholly unconnected with this cause.

Without letting either of my assessors know what my decision was, I gave to each of them the legal definition of obscene and asked each whether in his opinion “Ulysses” was obscene within that definition.

I was interested to find that they both agreed with my opinion: that reading “Ulysses” in its entirety, as a book must be read on such a test as this, did not tend to excite sexual impulses or lustful thoughts but that its net effect on them was only that of a somewhat tragic and very powerful commentary on the inner lives of men and women.

It is only with the normal person that the law is concerned. Such a test as I have described, therefore, is the only proper test of obscenity in the case of a book like “Ulysses” which is a sincere and serious attempt to devise a new literary method for the observation and description of mankind.

I am quite aware that owing to some of its scenes “Ulysses” is a rather strong draught to ask some sensitive, though normal, persons to take. But my considered opinion, after long reflection, is that whilst in many places the effect of “Ulysses” on the reader undoubtedly is somewhat emetic, nowhere does it tend to be an aphrodisiac.

“Ulysses” may, therefore, be admitted into the United States.

JOHN M. WOOLSEY

United States District Judge

December 6, 1933

John M. Woolsey, Judge

Çeviri: Ekrem Düzen

Yorumlayınız:

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: